Bilgi yurt dışına kaçıyor…

yazar 26 Mart 2018

Barındırma hizmetleri konusunda farklılaşan teknolojiye uyum sağlayamazsak bilgi yurt dışına kaçacak…

İnternet üzerinde iş yapmak için en çok ona ihtiyacımız var. Hosting, yani barındırma hizmetleri konusu büyük önem taşıyor. Bu gün faaliyet gösteren pek çok hosting şirketi kendi öz sermayeleri ile kuruldu. Küçük han odalarında ve hiçbir güvenliği olmadan faaliyete başlayan bu hosting şirketlerinden birçoğu yok oldu gitti. Ayakta kalanlar ise çok zor şartlar altında faaliyetlerini sürdürerek günümüze kadar geldi. Dev bir bilgi yükünü taşıyarak günümüze kadar gelen şirketler içinde en büyüklerden Markum’un Genel Müdür Yardımcısı Burcu Batmaz Çilingir Hosting dünyası ile ilgili sorularımızı cevapladı.

Markum nasıl kuruldu?

Türkiye’de ilk hosting şirketi 1997 yılında profesyonel anlamda faaliyete başladı. Genç bir girişimci olan Ahmet Çilinigir bu alana yatırım yapmayı hedeflemiş. Girişimci olarak sektörün gidişini ortaya çıkacak ihtiyaçları görüp elinde ki basit sermaye ile bu işe adım atmış. Aslında önemli olan sermaye değil. Konuya geniş bir vizyondan bakabilmek ve özveride bulunmak önemli. Ahmet Çilingir’in bu girişimci felsefesiyle, Markum’un 2000 yılında kuruldu. O günlerde 3 kişilik bir kadromuz vardı. Bu gün 45 kişilik kadro ile 50 bini aşkın üyeye ve 170 bin alan adına hizmet veriyoruz. Türkiye’nin büyük on hosting şirketi içinde yer alıyoruz. Temel hedefimiz ise müşteri memnuniyeti.

Türkiye’ de 20 yıllık geçmişi olan bu sektör henüz hak ettiği seviyeye gelebildi mi?

Öncelikle, sektör içinde ki, rekabet koşullarına bakmak gerek. Sektörün doğası gereği bu alanda hizmet vermeye başlamak çok küçük bir yatırımla mümkün. Küçük bir girişimle kaliteli bir hizmet verilmesi zor, ama hizmet verilebiliyor. Kullanıcı ucuz hizmet aldığını sanıyor. Fakat, sonrasında bu ucuz hizmet çok pahalıya mal oluyor. Günümüzde hala BTK’ya kayıtlı olmaya servis sağlayıcılar var. Evinde şehir elektriği kullanarak, 1 TB Hard disk ile kopya programlarla hosting hizmeti sunanlar hala karşımız da rakip olarak durabiliyorlar.  Son derece şık bir tasarım ile internette bulduğunuz hosting şirketinin arkasında çalışan birde güzel sesle karşınıza çıkan sanal santral sistemi var. Devleştirilmiş hizmetlerin bedeli sudan ucuz. Fakat kullanıcı bilmiyor ki; bunun arkasında en basitinden bir jeneratör yok.  Barındırma alanı0 sadece 1 TB’den ibaret, kullanılan programlar kopya. İlk elektrik kesintisinde kullanıcının elektriği kesiliyor. Ucuz hosting’in barındırdığı bütün siteler kapalı. İkinci büyük sorun ise, sunucu olarak kullanılan Hard Disk paylaşımlı olarak konumlandırılmış. Böylece, ortaya kalitesiz, kullanımı ve yönetimi sınırlı,  bir hizmet profili çıkıyor. Gün geliyor, barındırdığı siteler büyüklüğüne göre birbirini itiyor ve sistem otomatik olarak kendini kapatıyor. Öte yandan gün geliyor, bu hosting şirketi, kopya program avcılarına yakalanıyor. Ve tüm database çöküyor. Şimdi düşünün 10 bin liraya bir web sitesi yaptırdınız. Sadece ucuz olduğu için bir hosting şirketi ile anlaştınız ve sonuç hüsran. Şirketiniz ve sizin için önemli olan ne varsa uçtu. Sektörün rekabet koşulları bun tip konulardan oluşuyor.

Bu durum sizin gibi şirketleri ve sektörü nasıl etkiliyor?

Size kabaca anlattığım bu durum, sektörün gelişmesinin önünde ciddi engel. Birincisi yerli hosting şirketi olarak kabul edebileceğimiz bu tip oluşumlardan hizmet alanlar herkesi aynı değerlendirip yurtdışından hizmet almaya başlıyor. Hani, varya Türk bir iş beceremez mantığı işte bundan dolayı kaçış başlıyor.  Bu da hizmetlerin çok ucuza verilebilmesinin önünü açıyor. Her ne kadar son kullanıcı için pozitif bir durum gibi görünse de sektörü temelinden vuruyor.  Sektördeki kârlılığı ciddi şekilde öldürdüğü için sektörde yeteri kadar yatırım yapılamıyor. Yeterli kar elde edemeyen pek çok işletme hizmet kalitesini yükseltmek için gerekli yatırımları zamanında yapamıyor. Benim gözlemime göre bu sektörde iş yapan Şirketler uygun bir fiyat politikası oluşturamadı, Özellikle hosting hizmetlerinde global ölçekli çok büyük firmalardan bile çok çok daha uygun fiyata hizmet verilebiliyor, halbuki Türkiye’deki maliyetler o kadar da düşük değil. Bu durum sektörü ciddi bir kısır döngü ye sokuyor.

Hosting sektöründe insan kaynağı yeterli mi?

Hosting sektörünün en önemli sorunlarından birisi de İnsan kaynağı. Türkiye’de aslında yetişmiş ciddi IT profesyoneli var, ancak sektörümüzde kariyer yapmak isteyen IT profesyoneli sayısı az. Bu sektör ülkemiz için stratejik öneme sahip bir sektör, devlet tarafından mutlaka desteklenmeli, özellikle insan kaynağı konusunda üniversitelerin ayrıca katkı sağlaması gerekir.

Devlet’in hosting sekötürüne bakışı nedir?

Bizi en çok üzen, kendimizi uluslararası arenada yalnız hissetmemize neden olan, konu ise, Devlet desteğinin ve teşviklerinin yetersiz olması. Sektörümüzü stratejik önemi çok büyük. Hosting şirketleri büyük bir bilgi yükünü taşıyor. Bu bilginin sahibi de Türkiye. Yakın gelecekte tüm veriler buluta taşınacak, Türkiye’deki firmaların bu konuda henüz yeterli alt yapıya sahip olmadıklarını biliyoruz. Dünya çapında firmalar bu konuda çok mesafe kat etmiş durumda. Türkiye’de bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin aynı gelişimi gösterebilmesi için mutlaka devlet teşvikleri gerekiyor önümüzdeki 5-10 yıl içeresinde bu konu çok daha büyük bir önem arz edecek, bu alanda yeterince yerli firma çıkmazsa Türkiye’deki şirketlerin, kurumların, bireysel kullanıcıların büyük bölümü verilerini yurtdışında barındırıyor olacak. Bu durum yurtdışına ciddi bir paranın çıkmasına sebep olacağı gibi stratejik açıdan önemli olan pek çok verinin de yurtdışında barınmasını neden olacak. Bulut hosting için henüz geç kalınmış değil. Fakat bu konuda ciddi teşviklerin oluşturulması ve yerli firmaların desteklenmesi gerekir. Komşumuz Bulgaristan’da bu alanda çok ciddi teşviklerin olduğunu görüyoruz, veri merkezi altyapısı, yazılım, barındırma hizmetleri bu alanda teşvikler söz konusu, biz Türkiye olarak çok daha büyük potansiyele sahibiz. Eğer sürdürülebilir güçlü bir teşvik programı ortaya konulup uygulanabilirse gelecek açısından çok pozitif sonuçlar alınır.

Bulut Hosting’de ne durumdayız?

Hosting sektörü şuan ciddi bir dönüşüm içerisinde. Önümüzdeki dönem bu sektörde iş yapmak isteyenler için yeni büyük fırsatlar var. Yakın gelecekte artık bulut sağlayıcıları (Cloud Providers) adı altında çok sayıda farklı veri merkezinde alt yapıları bulunan binlerce sunucuyu barındırabilecek. Bu altyapıya sahip firmaları çokça konuşuyor olacağız. Örnek vermek gerekirse Google Cloud, Amazon AWS ve Microsofta Azure bu alanda ciddi mesafe kat etmiş durumda. Ülkemizde de bazı firmaların bu alanda ciddi yatırımları olduğunu görüyoruz izliyoruz, Markum olarak biz de bu alanda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Kadromuzu, ofislerimizi ve destek hizmetlerimizi yeniden düzenliyoruz. Bu noktada ülkemizden yerli büyük markaların çıkabilmesi için devlet teşviki ve devlet desteklerinin çok önemli olduğunu tekrar belirtmek isterim.